Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Özel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. MADEN YÖNETMELİĞİ KALKTI… PEKİ YA SU, PEKİ YA TOPRAK?

MADEN YÖNETMELİĞİ KALKTI… PEKİ YA SU, PEKİ YA TOPRAK?

Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Özel yazdı... Maden Yönetmeliği değişti... Peki tarım ve su ne olacak...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dünya değişiyor. Ama en hızlı değişen alanlardan biri artık tarım.

Eskiden verim konuşulurdu. Bugün su konuşuluyor.

Eskiden pazar konuşulurdu. Bugün risk konuşuluyor.

Tam da böyle bir dönemde, 25 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği” yürürlükten kaldırıldı.

Bu kararın teknik yönü önemli ama asıl önemli olan sahadaki karşılığı. Çünkü mesele sadece bir yönetmelik değil. Mesele, doğal kaynaklarımızı nasıl yöneteceğimiz.

MESELE MADEN DEĞİL, MESELE DENGE!

Bunu net söyleyelim: Madencilik bu ülkenin gerçeği.

Enerjiye ihtiyacımız var. Sanayiye ihtiyacımız var. Yatırıma ihtiyacımız var.

Ama aynı zamanda, toprağa ihtiyacımız var. Suya ihtiyacımız var. Gıdaya ihtiyacımız var.

İşte mesele tam burada başlıyor.

“Denge meselesi.”

Kaldırılan yönetmelik, bu dengenin nasıl kurulacağını tarif eden bir çerçeveydi. Şimdi o çerçeve ortadan kalktı.

EN BÜYÜK RİSK: BELİRSİZLİK

Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük risk “yasakların kalkması” değil, belirsizliğin artmasıdır.

Eskiden hangi kurum ne zaman görüş verir, süreç nasıl işler, koruma alanlarında sınırlar nedir büyük ölçüde belliydi.

Bugün ise süreç daha parçalı, yetkiler daha dağınık, uygulama daha çok idarenin takdirinde

Bu ne demek?

Aynı proje farklı yerlerde farklı sonuç alabilir.

Aynı başvuru farklı şekillerde değerlendirilebilir.

Bu da hem çevreyi hem yatırımı belirsizliğe sürükler.

SUYU KAYBEDERSEK, HER ŞEYİ KAYBEDERİZ

Bugün Türkiye’nin en kritik meselesi sudur. Kuraklık artıyor. Yer altı suları azalıyor. İklim dengesi değişiyor.

Tarımın geleceği artık tek bir şeye bağlı:

Suyun korunmasına.

Bu noktada sormamız gereken soru açık. 

  • Madencilik faaliyetleri planlanırken su kaynakları nasıl korunacak?
  • Yer altı suyu nasıl izlenecek?
  • Olası kirlilik nasıl önlenecek?

Eğer bu soruların cevabı net değilse, risk büyüktür.

TARIM ALANLARI ÜZERİNDEKİ BASKI

Bugün Türkiye’de birçok bölgede aynı alan hem tarım alan hem de maden sahası potansiyeli taşıyor.

Bu durum doğru yönetilmezse, tarım geri çekilir, üretici zorlanır, gıda güvenliği riske girer. Kısa vadeli kazançlar, uzun vadeli kayıplara dönüşebilir.

YERELİ DUYMADAN DOĞRU KARAR OLMAZ

Bir diğer kritik konu da sahayı bilenler bu sürecin ne kadar içinde olacak?

Yerel yönetimler, üreticiler, meslek odaları…

Eğer bu kesimler sürecin dışında kalırsa kararlar kağıt üzerinde doğru, sahada yanlış olur.

ASIL SORU: NASIL YÖNETECEĞİZ?

Bu karar bize kuralların değiştiğini gösteriyor. Sistem yeniden şekilleniyor.

Fakat burada asıl sorulması gerekenler;

  • Suyu kim koruyacak?
  • Toprağın hakkını kim savunacak?
  • Tarımın geleceği nasıl güvence altına alınacak?

Artık şunu kabul etmek zorundayız, tarım sadece üretim değildir. Su sadece bir kaynak değildir. Toprak sadece bir arazi değildir. Bunlar gelecektir ve gelecek, kısa vadeli kararlarla değil, uzun vadeli akılla korunur. Eğer suyu kaybedersek, toprağı kaybedersek, dengeyi kaybedersek… Kazandığımız hiçbir şeyin anlamı kalmaz…

MADEN YÖNETMELİĞİ KALKTI… PEKİ YA SU, PEKİ YA TOPRAK?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin