Özgür Önder
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. MOTOSİKLET KAOSU!

MOTOSİKLET KAOSU!

Kentin en kritik sorunlarından biri haline gelen motorsiklet kaosunu Özgür Önder yazdı...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazen kaldırımda, bazen dar bir sokağın ucunda, bazen de aracınızı park etmek için yanaştığınız kaldırımın kenarında maruz kalıyoruz. Bazen bizim, bazen de kendilerinin can güvenliklerini hiçe sayarak, hızla ilerleyen trafiği de hiç ciddiye almayarak tehlike saçmaya devam ediyorlar. Uyarmaya kalktığın an başının ağrıyacağı neredeyse garanti. Göz yumduğun için de birilerinin canının yanması ne yazık ki olası. Bunun adı motosiklet terörü!

Şimdilik kimsenin dur demediği ya da durduramadığı motosiklet kaosu.

Elbette ulaşımını düzgün bir şekilde motosiklet ile sağlayana lafımız yok. Elbette motosiklet ile ulaşıma saygı duyuyoruz. Ama bu konu bambaşka. Caddede motosikletini bir o yana bir bu yana yatıra yatıra gidenini mi arasınız, yaya geçidine gelince gaza sonuna kadar basanı mı! Siz aracınızı park etmek için yanaştığınızda bir karışlık yerden geçmek isteyen de cabası!  Bir de daracık kaldırıma olmayacak şekilde park edip, çocuk arabası ile geçmek için trafiğin aktığı caddeye inmek zorunda bırakılan anneler var ki kabul etmek mümkün değil!

Son dönemde sadece telefonlar değil otomobiller de akıllandı. Özellikle güvenlik hassasiyeti çok ama çok ileri otomobillerde çarpışma önleyici sistemleri var. Kendisini Davraz Kayak Merkezi’nde sanıp, araçların arasından slalom yaparak ilerleyen motosikletli trafik canavarları olası kazalara davetiye çıkartıyor. İki aracın arasına pervasızca giren bu sorunlu tipler nedeniyle çarpışma önleyici sistemi devreye giriyor. Araç sert şekilde fren yaparak arkadan gelen sürücüler için tehdit unsuru oluşturabiliyor. Bu durum dar sokaklarda daha çok yaşanıyor. 

Çevreye verilen rahatsızlık bir yana motosiklet ile trafikte terör estirenler aslında en büyük kötülüğü kendilerine yapıyor. Kazaya neden oldukları otomobillerin kaportasında sorun oluşuyor. O da trafik sigortası ile kasko ile onarılıyor. Motosiklette kaporta sürücüsünün bedeni. Haliyle en küçük kazda ciddi yaralanmalar oluşuyor. Bazen ciddi sakatlıklar ve maalesef ölümler. Geriye üzüntüden kahrolan aile yakınları kalıyor.

Bu tarz insanların uyarı ile doğru yolu bulması imkansız. Geriye ciddi cezalar ile trafikten men etmek alıyor. Son dönemde haberlerde bir yıllık asgari ücrete eş değer trafik cezalarının yazıldığını okuyoruz. Bu cezalar parasal olarak yeterli görülebilir. Aslında cezaya neden olanların unutamayacağı sosyal cezalar da verilmeli. Ve bu cezalarda adli kontrol şartı uygulanmalı. Cezayı alan kişi kendisine verilen sosyal hizmeti yerine getireceği noktada denetime tabi tutulmalı. Ama bu cezalar, orman müdürlüğünün bahçesinde yaprak süpürmek gibi sembolik olmamalı. İbreti alemlik kamu hizmeti cezaları olmalı. Hafızalarda yer edinmeli. Ben bunu neden yaptım diye düşündürmeli. Hatta daha da ileriye gidersek cezaya neden olan eylemi yaptığına pişman olmalı. Aklımda bir şeyler var da buradan yazmak doğru olmaz. 

Sonuç itibariyle kendi canını hiçe sayanlar aynı zamanda bizlerin de can güvenliğini tehlikeye atıyor. Nedendir bilinmez hep biz tehdit altındayız. Ailemiz, çocuklarımız, yakınlarımız, arkadaşlarımız… 

O zaman buna dur demenin zamanı gelmiş hatta geçiyor.

MOTOSİKLET KAOSU!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin